oyun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
oyun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Nisan 2011 Salı

Super Cars 2

1991 yılında Magnetic Fields tarafından geliştirilen yarış-aksiyon oyunu. Oyunun birincisi 1990 yılında piyasaya çıkmıştı.

Oyun kısa bir yükleme süresinin ardından gaz müziği ve Harrison Ford'un (tam emin olmamakla birlikte büyük bir ihtimal gerçek Harrison Ford'tan esinlemişler tipi oldukça benziyor :) sunumuyla başlıyor, ve daha sonra zorluk seviyesini seçerek yarışlarımıza başlıyoruz. Oyundaki amacımız 3 sezon boyunca yarışları başarılı bir şekilde bitirerek Super Car'ın Şampiyonu olmak.Oyunu kuşbakışı bir şekilde oynuyoruz. Oyunu yarış-aksiyon şekline tanımladım çünkü bu oyunun en büyük özelliği içinde bulundurduğu aksiyonlar. Oyunda çeşitli silahlarımız var. Bu silahları (mayınlar, füzeler, güdümlü füzeler vs.) kullanarak rakip araçları patlatarak belli bir süreliğine ortadan kaldırabiliyoruz ancak dikkatli olmakta fayda var çünkü dikkatli kullanmazsak kimi zaman kendi aracımızı patlatabiliyoruz.Oyundaki silahları her yarışın sonunda kazandığımız paralar ile alıyoruz. Para kazanmanın bir diğer yolu da bölüm aralarında çıkan polis memuru, çevre görevlisi gibi kişilerin sorularına doğru yanıtlar vermek ( sorular bazen çok saçma olabiliyordu ) istersek bu seçeneği kapatabiliyoruz. Ayrıca kazandığımız paraları arabamız tamir ederek veye güçlendirerek de harcayabiliyoruz.Oyunda bitmek bilmeyen bir aksiyon var. Pistler bu aksiyona göre uyarlanmış. Pistlerde çeşitli rampalar, trenler, tüneller bulunuyor. Oyunu aynı anda iki kişi ilede oynayabiliyorduk.

Yarış oyunlarını pek sevmem ama bu oyunun yeri çok farklıydı.

9 Ekim 2010 Cumartesi

Soccer Kid

1993 yılında Krisalis tarafından piyasaya sürülen platform oyunu.

Oyunumuz, oldukça absürd bir konuya sahip. 1994 Yılında uzaylılar dünyamıza bir takım değerli eşyalar çalmak için uğrarlar ve dünya kupasını çalarlar. Ancak uzay gemilerinin üstüne bir meteor düşünce dünya kupasının parçaları, dünyanın çeşitli bölgelerine düşer. Bu olayları öğrenen bizim "Soccer Kid", bu parçaları toplayıp dünya kupasının finaline yetiştirmeye karar verir ve oyunumuz başlar.
Oyuna istediğimiz forma renklerini seçerek başlayabiliyorduk. Oyun çok güzel düşünülmüştü, top sürerek, düşmanlara şut çekerek ilerliyorduk yani bu oyundaki silahımız meşin yuvarlaktı. Ayrıca top ile çok klas hareketlerde yapabiliyorduk (topun üstünde yürüme, kafayla top sektirmek, rövaşata çekmek gibi).Oyundaki bölümler İngiltere, İtalya, Rusya, Japonya ve son olarak 1994 dünya kupasının gerçekleştiği Amerika'ydı. Her ülkenin kendine has bölüm tasarımları vardı. İngiltere biraz oyuna ısınma tadında kolay olsa da diğer ülkelere geçtikçe oyun zorlanmaya başlıyordu. Her bölümün başlangıcında o bölümde kullanmamız gereken top sayısı (mermi sayısı da diyebiliriz) ve o bölümde bulunan futbolcu kartlarının sayısı belirtiliyordu. Br bölümdeki tüm topları kullanırsak o bölümdeki işimiz çok daha zorlaşıyordu çünkü tüm düşmanlardan kaçmak zorunda kalıyorduk. Futbolcu kartları ise bir ara çoğumuzun biriktirdiği kartlara benziyordu. Bu kartların hepsini toplarsak ekstra bir bonus bölümü oynayabiliyorduk.

Amiga'nın başında saatlerimi geçirdiğim, çok eğlenceli bir oyundu.

4 Ağustos 2010 Çarşamba

Cannon Fodder

1993 yılında Sensible Software tarafından geliştirilen strateji oyunu...

Oyunun oldukça güzel bir giriş videosu vardı. Bu video'da unutulmaz "War has never been so much fun" şarkısı eşliğinde üniformalı askerler görüyorduk. Bu askerlerden bazıları Sensible Software elemanlarıydı. Bu video sayesinde Amiga'da ilk kez gerçek vokalli bir şarkı dinlemiştim.
Bu videonun ardından oyun boyunca yöneteceğimiz askerlerimiz bir tepenin arkasından teker teker geliyordu.
Bu ekranda en öndeki belli sayıda asker göreve alınıyordu. Ölen askerler için ise yukarıdaki tepeye mezarlık yapılıyordu. Oyundaki askerler ne kadar çok görev yaparsa rütbesi o derece artıyodu. (Ben oyunu oynarken ilk baştaki Jools ve Jops isimli askerleri fazla tehlikeye sokmadan en büyük rütbeyi almaya çalışırdım.)
Oyunda taramalı tüfeğe ek olarak roket atar ve el bombası kullanıyorduk. Ancak bu silahları kullanmak oldukça zordu. Kullanımına alışana kadar düşmanlardan çok kendi ekibimizi havaya uçuruyorduk.Oyunda rehineleri kurtarmak, düşmanları öldürmek gibi görevler alıyorduk. İlk bölümlerde kafamıza göre ilerleyebiliyorduk ancak oyun ilerledikçe stratejinin önemi artıyordu. Sol alttaki haritayı kullanarak stratejiler geliştirip askerleri değişik sayılardaki gruplar halinde yönetmeye başlıyorduk. Bazen araba kullandığımız görevler oluyorduki bu anlarda oyunun hem en zevkli hemde en sinir bozucu anlarını yaşıyorduk. Örneğin tüm askerleri araba içine sokup hızlı hızlı ilerlerken rampadan atlayıp ya dağa taşa çarpardık yada hiç birşey yok iken birden bi roket gelip aracımızı havaya uçururdu.
Bana göre sadece Amiga'nın değil oyun tarihinin de en güzel ve en eğlenceli strateji oyunlarından biriydi.

31 Temmuz 2009 Cuma

Cabal

1989 yılında Oceans tarafından piyasaya sürülen shoot'em up oyunu...

Cabal'da, Ramboya özenmiş mavi üniformalı bir karakteri yönetiyorduk (iki kişi oynadığımızda birde aynı modelin kırmızısı olurdu). Bölümlerin hepsi single-screen'di ve arka arkaya gelen düşmanları öldürmeye çalışıyorduk.
Oyunun çok beğendiğim iki özelliğinden biri oyunun kontrolleriydi. Sadece bir joystick ile hem karakterimizi ordan oraya koşturuyoduk, hem de hedefi hareket ettirip ateş ediyorduk. Ayrıca silahın yanı sıra bomba da atabiliyorduk. Bunların hepsi yön tuşları ve bir adet ateş tuşuyla gerçekleşiyordu. Diğer beğendiğim özelliği ise neredeyse level'lardaki herşeyin etkileşimli olmasıydı. Tüm binaları, siperleri hatta ağaçları bile patlatabiliyorduk, bu patlamalardan değişik silah veya puanlar alıyorduk. Hatta yaralıları toplamak için gelen yardım ekiplerini tararsak bir sürü bomba veriyorlardı.Level'ları geçebilmemiz için üst bölgedeki "Enemy" kutucuklarının hepsi dolana kadar düşmaları öldürmemiz gerekiyordu. Bunu başarılı bir şekilde gerçekleştirebilmek içinde genelde siperlerin arkasına sığınıp ordan ateş ederdik (ilerleyen bölümlerde siper yoktu). Diğer ana bölümlere geçebilmek için ise bölüm sonundaki Boss'ları öldürmemiz gerekiyordu. Level'ları bitirdiğimizde, neşeli bir müzik eşliğinde yukarı doğru koşuyorduk...

Hafızalarımıza kazınmış bir başka oyun.

22 Temmuz 2009 Çarşamba

Universal Warrior

1993 yılında Zeppelin Games tarafından piyasaya sürülen shoot'em up oyunu...

Oyundaki amacımız 8 tane robot bulunan bir ligde üst sıralarda yer almaktı. Bunun için ise level'lardaki düşmanları öldürüp mümkün olan en kısa sürede finish bölgesine ulaşmamız gerekiyordu...
Oyunun en iyi özelliklerinden birisi hasar modellemesiydi. Her vurulduğumuzda sağ üst taraftaki göstergeler bize hangi bölgelerin hasar aldığını gösteriyordu. Özellikle tekerleklerimiz maksimum hasar aldığında ilerleyemiyorduk bundan kurtulmanın yolu ise aksi yöne ateş edip milim milim ilerlemekti :). Bu hasarları her level'ın sonunda topladığımız puanlarla tamir etme şansımız vardı. Diğer bir seçeneğimiz ise yeni ekipmanlar almaktı.
Her Bölümün sonunda çeşitli dükkanlardan silah, kalkan, tekerlek gibi aksesuarlarla aracımızı modifiye edebiliyorduk. Bu dükkanlardaki insanlarında kendilerine has tavırları vardı mesela bazıları sattıkları malı geri almıyordu, bazıları hasarlı mal satıyordu. Bunlar oyundaki gerçekçilik havasını yükseltiyordu.
Çoğu Amiga oyununda olduğu gibi bu oyundada insanı çıldırtan şeyler oluyordu. Bazı bölümlerdeki ışınma yerlerinin çoğu bizi bir uçuruma ışınlıyordu. Bazı bölümlerde etrafımızdaki kutuları kullanıp finish bölgesine ulaşmamız gerekiyordu. Bu kutularıda eğer yanlış kullanırsak kendi kendimizi köşede sıkıştırabiliyorduk. Her ne kadar bu anlarda sinirlensek bile, şüphesiz bizde oyuna daha fazla bağlanıyorduk.

Amiganın kendine özgü bir başka oyunu...

20 Temmuz 2009 Pazartesi

Silk Worm

Tecmo tarafından 1988 yılında arcade makineler için piyasaya sürülen 1989 yılında ise Virgin Games tarafından Amiga'ya uyarlanan shoot' em up oyunu.

Oyunda kontrol edebileceğimiz iki araç mevcut. Bunlar helikopter ve jip. İki kişi ile birlikte de oynayabildiğimiz oyunda klasik olarak kimse jipi almak istemezdi. Fakat sonunda uzun ısrarlar sonucu "helikopteri ben alıyorum ama seni koruyacağım merak etme" gibi laflara aldanılarak biri jipi seçmek zorunda kalırdı.
Oyunda toplam 10 bölüm mevcutdu. Bu on bölüm boyunca üzerimize gelen herşeyi yokedip ilerlemeye çalışıyorduk. Bölümlerin sonunda ise bizi ya büyük bir helikopter yada bir tank beklerdi. Tankı uzun bir süre patlatamazsak Tank çıldırıp ekranı mermi bombardımanına tutardı. Ayrıca oyun kendini 6. bölümden sonra otomatik olarak kaydediyordu (oyun takılı olduğu sürece) ve bizi boş diskete oyun kaydetme ızdırabından kurtarıyordu.Oyunun grafikleri oldukça sıradandı. Soldan sağa akan ekranda görsel olarak dikkatimizi çeken tek şey arkadaki dağ, taş manzaralarıydı. İlerleyen bölümlerde düşmanlardan ve mermilerden onlarıda göremiyorduk zaten :)...
Oyundaki çeşitli power up'lar silahımızın güçlenmesine ve hızlanmasına olanak tanıyordu. Power up'ların dışında belli bir süre bizi koruyan korumalar da alıyorduk. Jip bu konuda da çaresizdi çünkü korumalar genelde ekranın üst bölgelerinde çıkardı.

Özellikle iki kişi ile oynaması çok zevkli bir oyundu...

4 Temmuz 2009 Cumartesi

Rick Dangerous

Core Design tarafından 1989 yılında piyasaya sürülen platform oyunu.

Rick isimli karakteri yönettiğimiz oyun, amazon sefalarında uçarken uçağımızın düşmesiyle başlıyor. Rick için kısaca Indiana Jones özentisi diyebiliriz. Oyunda bu filmden oldukça esinlenmiş. Zaten oyun başlar başlamaz tıpkı Indiana Jones serisinin ilk filmi Raiders of the Lost Ark'taki gibi yuvarlanarak gelen bir kayadan kaçıyoruz .Oyundaki silahlar tabanca ve dinamit. Fakat cephaneler bölümler içinde oldukça az sayıda ki zaten genelde kurşunumuz veya dinamitimiz kalmadığı için çaresiz bir şekilde ölüyorduk. Oyunun en sinir bozucu yanlarından biri ise heryerden çıkan akıl almaz tuzaklar. Bu tuzaklar için de hiç bir uyarı yok. Mesela dümdüz ilerlerken bi yerden ateş gelebilir veya bi yerden diken çıkabilir.
Oyundaki bölümlerde de şüphesiz Indiana Jones havası var. Amazon ormanları, Mısır gibi yerlerde geçiyor. Bir bölümde Nazilerle savaşıyoruz. Bölümler oldukça uzun ve oyunda sadece bir bölümü bitirmek bile oldukça sabır gerektiriyor. Oyunu oynayanlar öldüğümzde çıkan "wuaAaAa" sesini kesin hatırlayacaklardır.

Eski güzel oyunlardan bir başka tanesi. Ayrıca Flash programcıları bu oyunun bir remake'ini yaptılar ve internet üzerinden ücretsiz oynayabiliyorsunuz. Oynamak isteyenler http://rickdangerousflash.free.fr/

1 Aralık 2008 Pazartesi

Traps 'N' Treasures

Starbyte Software tarafından 1993 yılında piyasaya sürülen platform oyunu...

Oyunda Jeremy Flynn adlı korsanı kontrol ediyoruz. Gemimizdeki tayfalar ve hazinelere Captain Redbeard tarafından el konulunca bizede onları tekrar ele geçirmek düşüyor...
Oyunda Threadneedle Lagoon, Skull Grotto, The Temple ve The Fortress olmak üzere toplam 4 bölüm var. Oldukça uzun olan bu bölümler tuzaklar, puzzle'lar ve gizli odalarla dolu. Her bir bölümü geçebilmek için o bölümdeki tayfalarımızın hepsini kurtarmamız lazım. Ayrıca bölümlerde Shop'larda var...
Her bölüm boyunca topladığımız altınlarla buradan enerji, silah, harita gibi çeşitli objeler alabiliyoruz. Birde kumar oynama seçeneğimiz var ki benim kazandığım hiç olmamıştır.
Oyundaki puzlle'lar genelde mantık üstüne kurulu fakat bazı puzlle'larda İngilizce bilmemiz de gerekebiliyor. Amiga'da oynadığım zamanda bendeki versiyonu Almanca'ydı, bu yüzden belli bir süre sonra takılmıştım.
Oyunda her ne kadar çok müzik olmasada denize girdiğimiz zamanlarda çalan o atmosferik müzik çoğu kişinin hafızasında yer edinmiştir.
Amiga'nın klasik platform oyunlarından biri.

23 Kasım 2008 Pazar

Ugh!

Play Byte tarafından 1992 yılında piyasaya sürülen platform oyunu...

Oyunumuz taş devrinde geçiyor, yönettiğimiz karakter ( Kaptan Mağara Adamı'na benziyor :) sevgilisini nasıl etkiliyeceğini düşünürken kafasına bir elma düşer ve aklına taksicilik yapmak gelir.
Oyundaki her bölüm Single-Screen yani tek bir ekranda geçiyor. Amacımız kapılardan çıkan adamları toplamak ve hangi numaralı kapıyı istiyorlarsa oraya sağ salim götürmek. Çok kolay gibi gözüksede ilerleyen bölümlerde oyunu zorlaştıracak bir sürü engel çıkıyor...
Bu engellerden bazıları uçan kuşlar ve dinazorlar. Bazı bölümlerde su git gide yükseliyor ve hızlı olamazsak yolcularımız teker teker boğuluyor. Özellikle yaşlı adamlar yüzme bilmedikleri için suya düştüklerinde onları kurtarmak için hiç şansımız yok. İlerleyen bölümlerde yağmur bile oluyor ve aracımızın kontrolü baya zorlaşıyor...Oyunun kontrollerine alışmak biraz zaman alabilir. Sesler ve müziklerde oyunun atmosferine gayet uygun. Oyunun çoğu Amiga oyunlarına ters bir özelliği de bu oyunda joystick kıramamız çünkü çoğu platform oyununun aksine bu oyunda joysticke karşı çok narin davranmamız gerekiyor :).
Tam 70 bölüm süren bu oyuna, nostalji severler tekrar bir göz atabilir...

11 Kasım 2008 Salı

The Secret Of Monkey Island

Lucas Arts tarafından 1990 yılında piyasaya sürülen adventure oyunu...

Oyunda, korsan olmak isteyen Guybrush Threepwood'u yönetiyoruz ve tabi oyundaki ilk amacımız Guybrush' ı korsan yapabilmek. Ancak esas macera korsan olduktan sonra başlıyor sevgilmiz Elaine Marley, korsan hayalet Lechuck tarafından kaçırılıyor ve bizde ardından peşlerine düşüyoruz... Oyun her açıdan çok neşeli bir oyun. Diyalogların arasına yedirilmiş espriler çok iyi (Bana kahkaha attıran oyunlardandır:). Oyunu bu kadar neşeli kılan en önemli etken ise Guybrush Threepwood, kesinlikle oyun dünyasının en komik karakteri.
Oyun oynanış olarak klasik point&click tarzında. Puzzle'ları çözebilmemiz için doğru eşyaları doğru yerlerde kullanmamız lazım. Oyunu rahatça oynayabilmeniz için iyi bir İngilizce'ye sahip olmanız gerekiyor çünkü oyunda birçok insanla konuşuyoruz ve bu konuştuklarımız puzzle'ları çözmemiz için bize oldukça fayda sağlıyor.
İşte Monkey Island'ın vazgeçilmezi kılıç dövüşleri. Tabi bu bir adventure oyunu olduğu için karşıdaki korsana kılıcımız ile vurabilmek için yine aklımızı kullanmamız gerekiyor. Burdaki amacımız karşı korsanın dediğine konuşma listesinden uygun bir cevap vermek. Örneğin; "You fight like a dairy farmer" lafına karşılık bizim "How appropriate. You fight like a cow." gibi bir cevap vermemiz gerekiyor.
Dört oyunluk bir seri olan Monkey Island birçok oyun yapımcısını hatta film yapımcısını etkilemeyi başardı (Pirates of the Caribbean serisinde bu oyundaki bazı espriler kullanıldı) ve tüm adventure sevenlerin hafızasında çok özel bir yer edindi.

Tüm zamanların en iyi ve en eğlenceli oyunlarından biri. Gerçek bir klasik...

12 Ekim 2008 Pazar

Disposable Hero

Gremlin Graphics tarafından 1993 yılında piyasaya sürülen shoot'em up oyunu...

Oyunda değişik özelliklere sahip iki uzay gemisinden istediğimizi seçebiliyoruz (ikinci gemi üçüncü level'dan sonra açılıyor).
Oyundaki amacımız hemen hemen tüm shoot'em up oyunlarıyla aynı önümüze çıkan herşeyi yok etmek :).

Oyunun en güzel özelliği topladığımız power up'lar sayesinde gemimizi modifiye edebilmemiz. Bunun için power upları topladıktan sonra mavi yerleşim bölgelerine inmemiz gerekiyor. Seçenekler genelde silahlar üstüne olmasına rağmen kalkan da alabiliyoruz.Oyunu easy modunda bitiremiyoruz belli bi level'dan sonra normal veya hard modunda oynamamız gerekiyor.
Oyunun en büyük artılarından biriside bölüm dizaynlarıydı. Her bölüm birbirinden tamamen farklı ve oldukça güzel dizayn edilmişti. Oynanabilirlik açısındanda başarılıydı, oyun hiçbir yerinde kendini tekrar etmiyordu (üstelik bir shoot'em up oyunu olmasına rağmen).

Amiga'nın, aklımda en çok yer edinen shoot'em up oyunlarından biri..